Genel
Posted in

Doğal Afetlerde Vergi Borcunun Terkini

Posted in

Doğal Afetlerde Vergi Ödevi Sorunsalı

Geçtiğimiz haftalarda ülkece üzülerek izlediğimiz orman yangınları ve özellikle sosyal medya da bu konuyla alakalı yazılan pek çok yazıda ödellikle yangından zarar görenlerle ilgili vergi konusunda çoğunlukla yanıltıcı amaçla yapılan paylaşımlardan dolayı bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettik.

Ülkemizde ne yazık ki sadece yangın değil, deprem, sel vb. afetlerle sık sık karşılaşıyoruz. İşte bu yazımızda böylesi durumlarda vergi ödevleri konusunda mevzuatımızın ne dediğini vergi mükelleflerinin anlayacağı bir dille açıklamaya çalışacağız.

Terkin ne demek?

Vergi kanunlarında geçen terkin kavramının anlamı devletin vergi alacağından vazgeçmesi şeklinde tanımlanabilir. Mevzuatımızda terkin için birden fazla sebep sayılmakla birlikte bu yazımızda konumuz doğal afet terkini olduğundan derinlemesine terkin kavramından bahsetmeyeceğiz.

Doğal afet sonucu verginin terkini

Konu hakkında iki vergi kanununda birer madde yer almakta, hem Vergi Usul Kanunu hem de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’unda yer alan maddelerde doğal afet sonucu mal varlığınızın üçte birini kaybetmeniz halinde devletin verginizi ve vergi cezanızı terkin edeceğinden bahseder.

Kanunlarımıza göre; 

“Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler sebebiyle vergi terkin edilmektedir. Ancak bu terkinin de bazı şartları var. İki kanunda yazılı olanları ortak bir şekilde maddeler halinde açıklamak istersek;

Terkin edilecek vergi borcu ve cezası afetin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili olmalı,

Zirai kazanç sahipleri için de mahsullerinin üçte birini kaybetmesi halinde afete maruz kalan araziden elde edecekleri kazancın afetin meydana geldiği dönemle ilgili kısmının vergisi terkin edilmektedir,

Terkin hükmünden faydalanabilmek için afet tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ilgili vergi dairesine yazılı başvuru gerekmektedir,

İlgili zararın varlığı mahalli idare tarafından tespit edilmelidir.

Mücbir Sebepler

Doğal afetlerde mal varlığınızın üçte birini kaybetmediysek ne olacak diye sorarsanız bu sefer mevzuatımızda mücbir sebep kavramı karşımıza çıkmakta.

Mücbir sebepler mevzuatımızda şu şekilde tanımlanmıştır;

  • Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk,
  • Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler,
  • Kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi durumlar,
  • Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.

Mücbir sebep halinin varlığı halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar vergi ödevleri ile ilgili süreler işlemez. Yalnız bu durumda da ya mücbir sebebin genel bir durum olması ya da kişiye özel bir durum ise ispatı gerekmektedir. Yazımızın konusu doğal afet olduğundan ve doğal afetler herkesçe malum olduğundan ispat hükmünden burada bahsetmeye gerek yoktur

Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir. 

Mücbir sebep hali nedeniyle mükelleflere afetten sonraya ödemesi denk gelen vergiler için Maliye Bakanlığınca ilgili borcun vadesinden itibaren 1 yıla kadar erteleme yapılabilmektedir.

Konu hakkında bir diğer hüküm ise; eğer bir vergi ödevini yerine getirmediyseniz ancak bunun sebebi mücbir sebep ise normalde kesilecek olan vergi cezaları düzenlenmeyecektir.

 

Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak için YouTube videomuzu izleyebilirsiniz.

Başa Dön